Talebena Vecedena!

fal-ad1

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Talebena VecedenaBizim ailede esas kahve düşkünü ve kahve tiryakisi annemin babası Mehmet Efendi imiş. Dedemden kalan bir alışkanlık olsa gerek hepimiz severiz kahve içmeyi, mis gibi kokusunu, bol köpüğünü ve lezzetini. Bir yudumcuk içimi de olsa sağladığı muhabbeti, güzelliği severiz. Her kahve sohbetinde ayrı bir tat, ayrı bir lezzet, ayrı bir mutluluk olduğunu biliriz.

Dedem Mehmet Efendi, Osmanlı döneminde Şam – Medine arasında inşa edilen Hicaz Demiryolu çalışmalarında demiryolu müteahhiti olarak çalışan bir gençmiş. O zamanlar çalışanların hakedişleri altın olarak dedeme teslim edilirmiş. Gece karanlığı bastığında uçsuz bucaksız yerlerde tozdan ve rüzgardan başka bir şey olmazmış. Dedem işçilerin parasına bir şey olmasın diye kendisine özel bir bel kuşağı yaptırmış. Kuşağın üstünde her bir altın parayı koyacağı para büyüklüğünde keseleri varmış. Hakedişler ödenince altınları tek tek o keselere koyar kuşağı da beline dolar, ayaklı banka gibi dolaşırmış.

unnamed (2)Özellikle Hacı kafilelerini yağmalayan, yağmacılıkla geçinen Arap kabileleri, o dönemde demiryolunu hedef almış. Demiryolu işçilerini baskınlarla taciz ederlermiş. Şimdi düşünüyorum da dedem ne korkusuz ve cesurca bir sorumluluk üstlenmiş. Güneş batıp her yer zifiri karanlık olduğunda, uykusu gelmesin, işçiler rahat ve emin uyusunlar diye çok uykusuz geceler geçirmiş. Bu yüzden kahve üstüne kahve içer, tentelerle süslenmiş tahta kerevetler üzerinde sabah olmasını beklermiş. Bazen uykuya dalacak gibi olur, silkinir kendine bir kahve daha yaparmış. Hatta o yarı uyanık kuş uykularında kahve pirini gördüğünü söylermiş. Her an kahvesi, cezvesi, köz mangalı yanında olurmuş. Hani ”hayatı roman” derler ya dedemin de yaşamı öyle olmuş. Yaşadığı olayları, uykusuz gecelerini, hikaye gibi anlatır, çevresine toplananlar onu hayranlıkla dinlerlermiş. Uzak, çok uzak şehirlerden birinin çok fakir bir köyü varmış.

Talebena VecedenaBu köyün adı da ‘Fakir Köy’müş. Bu fakir köyün toprağı çorak, havası kurakmış. Bitki yetişmez, hayvan barınmazmış. Durum böyle olunca köydeki herkes bir dilim ekmeğe muhtaçmış. Bu köyde fakir ve yaşlı bir değirmenci varmış. Toprakta buğday yetişmiyormuş ki, insanlar buğdayını değirmene getirsin, öğütsün, un olarak geri alsın. Değirmeninde, öğütecek bir şey olmazmış. Ama yine de yaşlı değirmenci erkenden kalkar, elini, yüzünü yıkar, sanki öğütülecek çuvallar dolusu buğday varmış gibi, hevesle değirmenin başına geçer, dereden topladığı kumları buğdaymış gibi değirmen taşının altına döker, kendini avuturmuş. Çok çalışkan ve azimli bir adammış. Günler böylece geçip giderken, fakirlik iyice boğazlarına kadar dayanmış. Bir dilim ekmek bulamaz olmuşlar.

Değirmencinin hanımı: “ Bey, herkes gibi biz de açlıktan ölmeden bu köyden gidelim,” demesine rağmen, yaşlı değirmenciye söz geçiremezmiş.

“ Ölürsem değirmenimin başında ölürüm. Sen istiyorsan git,” dermiş de başka bir şey demezmiş.

unnamed (3)Yaşlı değirmenci yine bir sabah erkenden kalkmış, değirmenin başına geçmiş, dereden topladığı kumları değirmen taşının altına dökmüş. Biraz sonra değirmen gürültüyle çalışmaya başlamış, fakat bu sefer değirmenden farklı sesler geliyormuş. Değirmenci de şaşırmış, bakmış, elini uzatmış, bir de ne görsün Unun aktığı yerden çil çil altınlar akıyormuş. Yaşlı değirmenci gözlerine inanamamış, avucuna alıp bakmış, yanlış görmüyormuş, bunlar gerçekten altınmış. Sevinçle hanımının yanına koşmuş. Olanları anlatmış. Kocasına ilk anda inanmayan hanımı altınları görünce inanmış. Çok mutlu olmuşlar, artık yoksulluktan kurtulmuşlar.

Yaşlı değirmenci ve karısı altınların bir kısmını alıp kasabaya inmişler. Kendilerine elbiseler, ayakkabılar ve yiyecekler alıp, köylerine dönmüşler. Onların bu durumunu gören köylüler olanlara bir anlam verememişler.

Gel zaman git zaman yaşlı değirmenci ve karısı zengin olmuşlar. İyi yürekli yaşlı değirmenci altınları sadece kendine ayırmayıp köylülere dağıtmaya başlamış. Köy fakirlikten kurtulmuş artık Fakir Köy’ün adı Zengin Köy olmuş. Ancak köylülerin arasındaki iki adam bu duruma tahammül edemiyormuş. Yaşlı değirmenci bu altınları nereden buluyor, diye merak içindelermiş.

Bir sabah erkenden değirmene giderken, yaşlı değirmenciyi yakalamışlar ve değirmene getirip bağlamışlar. Altınları nereden bulduğunu sormuşlar fakat bir türlü söyletememişler. Yaşlı değirmenci, ben size de altın verdim, yardım ettim, deyince adamlar, verdiğin on altın bize yetmedi, biz altınların hepsini istiyoruz demişler. Adamlar, değirmenciye altınların yerini söyletmek için, odunla dövünce yaşlı değirmenci oracıkta ölmüş. Bunun üzerine adamlar korkup kaçmışlar. Daha sonra adamları kolcular yakalayıp zindana atmışlar.

Yaşlı değirmencinin karısı, aynı yöntemle altın elde etmek istemiş ama bu mümkün olmamış.

Aradan zaman geçtikçe köy giderek fakirleşmiş ve adı tekrar Fakir Köy olmuş.

unnamed (4)Yaşlı değirmenci; sabırla, azimle, çalışkanlığı ve inancıyla Allah’tan rızasını istemiş, Allah onun acizliğini, çaresizliğini görüp mükafatını vermiş..

Rahmetli dedem sıkça “talebena vecedena” dermiş; Yani inançla Allah’tan isteyin ki Allah da size versin. Biliyorsunuz hayatın mucizeleri vardır. Bunun sebeplerini sorgulamaktan ziyade mucizelere inanmak gerekir, zira Allah dileklerimizi daha gönlümüze düşmeden bilen değil midir?

Benim sevgili kahve dostlarım, Allah sizlerin de dileklerinizi daha gönlünüzden dilinize düşmeden gerçek kılsın, mükafatınızı nasip etsin.

Hepinize kahve tadında keyifli bir pazar günü diliyorum.

Sevgilerimle

Binnaz ablanız 🙂

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.