Sömestr Tatili

fal-ad1

tatil1Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Dört gözle beklenen tatil geldi. Okullar sömestr tatiline girdi. Tatil olur da seyahat olmaz mı? Uludağ’dan Kartalkaya’ya, Kartepe’den, Palandöken’e, hatta Erciyes’ten Kars’a kadar hem sportif hem de eğlence açısından dolu dolu kayak ve kış programı yapma zamanı geldi. Yola çıkmadan önce sadece valizi hazırlamak konusunda değil, yolda ihtiyaç duyabileceğiniz şeyler için de hazırlıklı olmalı, kitaplarınızı da yanınıza almalısınız.

Belki de ailece yurt dışı seyahat planladınız. Çocuğunuzla hangi şehre tatil2giderseniz gidin, sadece sizler için değil, çocuklarınız için de eğlenceli müzelerden parklara, tarihi binalardan, oyuncak ve kitapçılara pek çok farklı seçeneklerden yararlanın. Okula ve çalışmaya biraz mola verip, dinlenmek ve eğlenmek herkese iyi gelecektir.

Uzak yerlere gidemiyorsanız bile günübirlik tatiller düşünebilirsiniz. Bu 15 günlük zamanı en etkin şekilde kullanmaya özen gösterin. Karne hediyesi tatil3olarak alacağınız bir fotoğraf makinesi çocuğunuzun hayatını değiştirip, renklendirebilir. Hayata bambaşka bir gözle bakmasına vesile olabilir. Sinema, tiyatro, atölye çalışmaları ve müziği asla unutmayın. Tatiller çocukların kendilerini kültür, sanat, ve spor gibi farklı konularda geliştirebilmesi için iyi bir fırsat sunar. Evde beraberce yapacağınız tamir işleri bile eğlenceli olabilir. Plansız bir tatil çocuğun ikinci döneme gergin ve hazırlıksız başlamasına neden olur.

1920 Bor doğumlu olan babam Burhanettin Gündoğan okuyabilmek için her gün Bor’dan Niğde’ye 13 km yol gittiklerini anlatırdı. O zamanlar Bor’da tatil4okul olmadığı için öğrenciler Niğde’deki okula giderlermiş. Sabah çok erken saatlerde arkadaşlarıyla buluşur, okulun yolunu tutarlarmış. Kış mevsiminin çetin şartlarında, rüzgarda, karda, tipide, yol yok, iz yok, hiç yılmadan, aksatmadan giderlermiş okullarına. Bazı günler köpek sürülerinden kaçmak için nefes nefese kalır, çok korkarlarmış. “Ayazdan nefesimiz donardı” diye anlatırdı.

Cumhuriyetin ilan edildiği 1923 yılını izleyen 1923-24 öğretim yılında okuyanların sayısı ancak nüfusun % 10’u kadarmış. Okul binaları eğitim ve öğretime elverişli olmayan, derme çatma binalar, veya büyükçe bir evden bozma yerlermiş. Bütün bu imkansızlık ve güçlüklere rağmen, öğrenciler tatil00severek, isteyerek eğitimlerini sürdürmeye çalışırlarmış. Babam kendi inanılmaz zor şartlarını anlatır, günümüzdeki okulların mükemmelliğini, okul servisleri, okul kantinlerini gördükçe, bizlerin bu şartlarda hepimizin profesör olmamız gerektiğini söylerdi. Boş durmamıza hiç tahammül göstermez, mutlaka bir hobimiz olmasını isterdi. “Okul zamanı okul, tatil zamanı tatil” der, tatilimizin güzel ve verimli geçmesini sağlardı. Ankara’da çok güzel tiyatrolar ve sinemalar vardı. Büyük Tiyatrodan biletlerimizi alır, bütün oyunlara götürürdü. Hafta sonlarında vizyondaki filmleri hiç kaçırmazdık. Tatilimiz güle oynaya geçer bu sırada okulumuzu, arkadaşlarımızı ve öğretmenlerimizi çok özlerdik.

Çok sevgili çocuklarımıza, fedakar ailelerine, değerli öğretmenlerimize, keyifli, mutlu ve unutulmaz bir sömestr tatili diliyorum, benim sevgili kahve dostlarım..

Sevgilerimle,

Binnaz ablanız..

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.