Şeb-i Arus

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Hoşgörüsü sınırsız, bağışlayan, seven, mutasavvıf, bilgin din adamı Mevlana, tüm insanlık tarafından beğenilmiş, hayranlık duyulmuş bir gönül adamıdır.

” Ölümümden sonra mezarımı yerde aramayınız, mezarımız ariflerin gönüllerindedir” demiş…

Şeb-i ArusTüm dünyada aşkın, sabrın, ve hoşgörünün sembolü olan Mevlana, tasavvufu oldukça ileri bir boyuta götürmüş, dansı, müziği, şiiri dinsel ritüellere katmasıyla İslam rönesansını yaşatmıştır. Dönemin kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan, Sultan-ül Ulema “Bilginler Sultanı” lakabıyla anılan din bilgini ve hukukçu Bahaeddin Veled’in oğludur.

Mevlana Celaleddin-i Rumi 30 Eylül 1207 tarihinde bugün Afganistan sınırları içinde bulunan Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya gelmiş. Yaşadığı dönemde Anadolu’ya Diyar-ı Rum dendiği için Rumi soyadını, zaman içinde de kendisine duyulan büyük saygının ifadesi olarak “efendimiz” manasına gelen Mevlana adını almış.

Şeb-i ArusBazı tarih bilimciler Bahaeddin Veled’in ailesi ve müritleri ile birlikte Belh’ten ayrılıp Batıya gitmesinin nedeni olarak, Moğolların 1215- 1220 yılları arasında Orta Asya’yı istila etmesini gösterirken, diğer kaynaklar göçün farklı sebepleri olduğunu savunuyorlardı.

Bahaeddin Veled ailesi ve müritleri, göç kervanı ile birlikte Bağdat’a gitmiş kısa bir süre burada kalmış, Kufe yolundan Kabe’ye hareket etmişler. Hac dönüşü Şam’dan Anadolu’ya geçerek, Erzincan, Akşehir, Larende’de konaklamışlar. Bu serüven yedi yıl sürmüş.

Karaman’da bulundukları 1225 tarihinde onsekiz yaşında olan Mevlana, babasının isteği ile saygın bir kişiliği olan Semerkant’lı Hoca Şerafeddin Lala’nın kızı Gevher Banu ile evlenmiş. Oğulları Mehmet Bahaeddin “Sultan Veled” ile Alaeddin Mehmet Karaman’da dünyaya gelmişler. 1228 tarihinde Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın ısrarıyla Bahaeddin Veled ailesi müritleri ve Mevlana Selçukluların başkenti Konya’ya yerleşmişler.

Mevlana, Halep’teki öğrenimini tamamladıktan sonra Şam’a geçti. Burada, ilmi incelemeler yapmak için dört yıl kaldı ve bu süreçte Şam’daki âlimlerle tanışıp, onlarla sohbet etme imkanı buldu. Eflaki’ye göre Tebrizli Şems ile ilk kez Şam’da tanışan Mevlana, sonraları Şems ile çok yakın arkadaş oldu.

Halep ve Şam Medreseleri’ndeki 7 yıllık öğrenimini tamamlayıp Konya’ya dönen Mevlana, hocası Tirmizi’nin rehberliğinde nefsini yenmeye çalıştı, art arda üç kez çile çıkarttı. Üçüncü çilenin sonunda Seyyid Burhaneddin, Mevlana’yı kucaklayıp öperek; “Bütün ilimlerde eşi benzeri olmayan bir insan, nebilerin ve velilerin parmakla gösterdiği bir kişi olmuşsun… Bismillah de yürü, insanların ruhunu taze bir hayat ve ölçülemeyecek bir rahmete boğ; bu suret aleminin ölülerini kendi mana ve aşkınla dirilt.” diyerek onu irşat ile görevlendirdi Mevlana, Mesnevi adlı eserinde bu süreçle ilgili şu bilgileri verecekti:

“Piş, ol da bozulmaktan kurtul… Yürü, Burhan-ı Muhakkık gibi nur ol. Kendinden kurtuldun mu, tamamıyla Burhan olursun. Kul olup yok oldun mu sultan kesilirsin.”

Tirmizi, bir süre sonra öğrencisi Mevlana’nın tüm ısrarlarına rağmen Konya’dan ayrılmaya karar verdi. Kaynaklar, Tirmizi’nin bu kararıyla ilgili Mevlana’ya şu açıklamayı yaptığını yazdı “Buraya güçlü bir gönül aslanı yöneldi, sana gelecek. Ben de bir din aslanıyım. Biz birbirimizle geçinemeyiz, birbirimize ağır geliriz.” Şems, olgun mürşidler bulmak arzusuyla yıllarca seyahat etmiş, dönemin bilginleriyle görüşmüştü. Bu bilginler spiritüalizme güçlü yöneliminden dolayı Şems’e, Şems-i Perende (Uçan Güneş) adını vermişlerdi. Şems, çocukluğundan itibaren kendinden geçercesine ilahi aşkı yaşıyor, fikren ve ruhen hür bir derviş olarak biliniyordu. Şems, kendisini ruhen tatmin edecek seviyede bir Hak dostu arıyordu ve Allah’a bunun için dua ediyordu.

Mevlana’nın hayatında dönüm noktalarından biri olan bu karşılaşma sonrası, Şems’le birlikte uzun sohbetler dönemi başladı. Bu uzun sohbetler nedeniyle müritleri huzursuzdu, olaylar çıkartıyorlardı. Olaylar üzücü bir hal alınca Şems, 1245 yılında, kimseye haber vermeden Konya’yı terk etti. Bu duruma çok üzülen Mevlana, oğlu Sultan Veled ve yirmiye yakın arkadaşını Şam’a gönderip, onu Konya’ya geri getirtti. Şems’in geri dönüşünden sonra ikili yine toplumdan uzak şekilde sohbetler etmeye devam ediyordu. Fakat dervişlerin Mevlana’yı ondan uzak tutmaya çalışması yüzünden bu durum uzun sürmedi. Ancak Eflaki’ye göre, Şems ortadan kaybolmamıştı, aralarında Mevlâna’nın oğlu Alâeddin’in de bulunduğu bir grup tarafından öldürülmüştü. Bu haberle Mevlâna adeta deliye dönmüştü; ama sonunda onun gene geleceğinden umudunu keserek yeniden derslerine, dostlarına, işlerine dönmeye karar verdi.

Tasavvuf öğretisini ilgi çekici öyküler aracılığıyla anlatan, olayları yorumlarken tasavvuf ilkelerini açıklayan Mesnevi tamamlandığında Mevlana, oldukça yaşlanmış ve yorgun düşmüştü. Bir süre sonra sağlığı da bozulmaya başlayan Mevlana, 17 Aralık 1273‘te hayata gözlerini yumdu.

Mevlana ölüm gününü kötü, ümitsizlik verici bir şey değil de yeniden doğuş olarak kabul etmekteydi, Çünkü öldüğünde sevdiğine yani Allah’ına kavuşacaktı. Bu yüzden Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen “Şeb-i Arûs” demişti. Konya’da her 17 Aralık gecesi Şeb-i Arus, “Düğün Gecesi” olarak kutlanmaktadır.

Mevlana’ya göre, dünya her nefeste yeniden yaratılıp durmaktaydı ve insanların pek çoğu mahkumdu. Bedenleri zindanda olup ruhları yedinci kat gökte olan kişiler çok azdı. Bu dünya zıtlıklar üzerine kuruluydu, her şey zıttıyla vardı ve göreceliydi. Ona göre insanlar Allah’a kul olmadıkları zaman altın ve gümüşün tutsağı oluyorlardı. Mevlana, hırstan kurtulmanın tek yolunun aşk olduğunu söylüyordu ve ona göre dünya malı insana hırs veriyordu.

Büyük düşünür, filozof ve güzel ahlak timsali Mevlana Celaleddin-i Rumi tüm yaşamı boyunca insanlığı iyiye, güzele ve ışığa doğru yönlendirmeye çalıştı. Bizler de aynı yolu takip etmeli, dünya malının dünyada kalacağını iyi bilmeliyiz.

Hepinize iyiliklerle dolu huzurlu bir hayat diliyorum benim sevgili kahve dostlarım…

Sevgilerimle,

Binnaz ablanız…

Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>