Hak Aşığı Mevlana:)

fal-ad1

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Ne demiş hak aşığı Mevlana; Dünya gözüyle bakan yüzü, Gönül gözüyle bakan, özü görür…

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî (1207-1273); Doğuda ve Batıda, bir bilgin, mütefekkir, mutasavvıf, eğitimci, dil ustası ve büyük bir şair olmanın yanı sıra, gönül ehli ve aşk rehberi olarak da tanınan büyük bir şahsiyettir. Hayalinin genişliği, hislerinin coşkunluğu, tabiatı tasvirdeki gücü, bilgisi, inceliği ve samimiyeti onun belirgin vasıflarını oluşturmaktadır.

MevlevilikMevlânâ, “Mutlak Varlık” olarak adlandırdığı Allah’a bilgi, tefekkür, sanat, heyecan ve bunların hepsinden üstün bir aşk yoluyla varmak isteyenlerin en büyüklerindendir. Her günde farklı bir zevk bulan, her günün düşüncesinde farklı izlenimler yakalayan Mevlânâ, dinamik ve iyimser bir felsefe yanlısıdır. O, insanı, hayatı ve daha genel boyutuyla varlığı anlama ve anlamlandırmada; varlığın Allah ile sıcak, samimi ve içten ilişkiye sokulmasında ve bunu yaparken de insana nefsini tanıtmasıyla, ona aşkını fark ettirmesiyle, insanlar arası sevgi ve barışı işlemesiyle örnek bir kişiliktir.

Yaşamını ”Hamdım, piştim, yandım”, ilahi aşk yolculuğunu ”Gel ne olursan ol yine gel” sözleriyle özetleyen tasavvuf felsefesinin büyük alimi Mevlana Celaleddin-i Rumi, ” Düğün Gecesi” olarak adlandırdığı ölümünün 741. yılını idrak ediyoruz bu günlerde.

Mevlevilik; tamamen sevgi ve hoşgörü üzerine kurulmuş bir müessesedir. Hazreti Mevlâna, yaradana gönül veren, bütün dünyadaki yaratıkları yaradandan ötürü sevmeyi ve bizlere sevgiden söz etmeyi öğreten bir aşk piridir. Mevlâna en kuvvetli, en üstün idrakin de ötesindedir. ”Aşık ol aşık, aşkı seç ki sen de seçilmiş bir insan olasın ”diye seslenir.

Kendi varlığından geçerek Allah’ta fani olmak; yani Allah’a tam bir gönül bağlamak Allah’a giden en kısa yoldur. Gönlünü Hakk’a vermiş bir insanın artık kendi benliği kalmamıştır. Onun her zerresinden işleyen Allah’tır. Böylece o kişi nefsine uyup başkasına zarar verecek kötü işlerde bulunmaz. Allah ahlakına bürünmüştür. Hz. Muhammed ve Hz. Mevlâna bize bu vasıflarıyla örnek olmuşlardır.

mevlanaMevlâna cihana sığmayan hudutsuz bir varlıktır. Güzeli, doğruyu, iyiyi, aşkı, hakikati arayanlara müjdeler veren lâhudî sestir. Zulmette kalanlara teselli sunan Rahmani sedadır. Ayrılıktan inleyenlere şifa bahşeden devalı nefestir. İnsana insanı öğretendir. Her şeyin insanda olduğunu ve tüm evrenin insanın emrine verildiğini öğretendir.

Mevlâna büyük bir Hak aşığıdır. Aşkın efendisidir. Aşkta yok olmuştur. Bizzat aşktır. Aşkın ne olduğunu soranlara;

“Benim gibi ol da bil, ister nur olsun, ister karanlık, o olmadıkça, onu tamamiyle bilemezsin.” buyurur.

İnsan düşüncesine yepyeni bir mesaj veren ve İslam düşünürlerinin fikir ve sistemlerini, inanç akidelerini ruh, akıl ve sevgi üçgeni içinde sunan, insanlığa ahlak, din, ilim ve akıl yolunda heyecan katarak yeni ufuklar açan Mevlâna Celâleddin-i Rûmi, müstesna yüce bir varlık, ilahi bir ışık, manevi bir güneştir. Onun insan düşüncesine verdiği en büyük mesaj Aşk, Sevgi ve Birliktir.

O, bir veli hüviyetiyle gönüller coşturmuş, bir pir, bir mürşid olan insan aklını nur ile yıkamış, akıl ve gönülleri kirden ve ikilikten kurtarmış ve temizlemiştir.

O, hiçbir şeyi inkar etmez, ama her şeyi birleştirir, bütünleştirir ve sevdirir. O kimseyi ayrı görmez; Çünkü O, herşeyin Allah’ın zuhur ve tecellisi olduğunu bilir ve bunu gönlüne ve insan aklına hâl olarak yansıtır.

Mevlâna, aziz ve yüce bir üstattır. Tek başına bir sistemdir, bir hayat ve düzendir. Ahlakı, ilmi, hikmeti, sevgisi, aklı, tavrı, idraki, davranışları ve herşeyi ile yüceliği öğreten bir HAL ABİDESİ’dir. Peygamber’in gerçek temsilcisi, aşkın ve aklın en yüksek öğesi ve gerçeğidir.

hak aşığıİnsan yaratılmışların en şereflisidir düsturuyla; her dilden, her dinden, her renkten insanı kucaklayan Hz. Mevlâna sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün sembolüdür.

Bundan 20 yıl önce oğlum Sertaç Taşdelen ile Şeb-i Aruz törenleri için Konya’ya gittiğimizde, gece yolculuğu yapmıştık. Sabah erken saatlerde Konya’ya vardık. Selçuklu döneminde sarayın gül bahçesi, günümüzde ise Hz. Mevlana Müzesi ile gezimize dervişane kapısından girerek başladık. Müzenin içinde yer alan derviş hücreleri, matbah ve Hürrem Paşa Türbesi, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûsân kapısından sonra Sinan Pasa, Fatma Hatun ve Hasan Pasa türbeleri yanında, semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana binada gezimizi yaptık. Avluda Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan “Seb-i Arûs” havuzu ve selsebil adı verilen çeşme ile gezimizi tamamladık.

Ardından Koyunoğlu Müzesi ve sonrasında Hz. Mevlana’nın “Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme “ diye seslendiği ve ruhunun aynası olarak adlandırdığı Şems- i Tebrizi Türbesini ziyaret ettik. Alâeddin Tepesinde bulunan Alâeddin Camisini gezdik.

Öğle yemeğinde Konya’nın meşhur Konya kebabı ile kendimize ziyafet çektik.

mevlanaAkşam saatlerinde sema törenini izlemek üzere Konya kapalı spor salonuna gittik. O günlerde tören için hiç de yeterli bir salon değildi, küçük ve çok eski görünüşlü bir yerdi, ışık ve ısıtma sistemi yoktu, buz gibiydi hatta paltolarımızla ve atkılarımızla oturmak zorunda kaldık. Ama şimdi öyle değilmiş, törenler Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi’nde 10 bin kişinin rahatlıkla izleyebileceği bir salonda yapılıyormuş.

Konya ziyaretimizin ertesi günü Sultan II. İzzeddin Keykavus Devrinde, Emir Celaleddin Karatay tarafından, 649 yılında inşa edilen Karatay Medresesini ve Vezir Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından, hadis ilmi öğretilmek üzere 663’de yaptırılan İnce Minare Medresesini gezdikten sonra Meram Bağlarına gittik. Gezimiz inanılmaz güzel geçmişti.

Bugün eserleri ve hakkında yazılan kitapları birçok dile çevrilen, verdiği mesajları ile farklı dine mensup insanları bir araya getiren Mevlana, dünyanın dört bir tarafından insanlar tarafından örnek alınıyor.

Misafirsin bu hanede ey gönüI, UmduğunIa değiI buIduğunIa güI, Hane sahibi ne derse o oIur, Ne kimseye sitem eyIe, Ne üzüI.

Evet böyle demiş Mevlana, misafiriz hepimiz bu dünyada.

Öyleyse gönül yapmak varken kırmak niye?

Hepinize gönülleri iplik iplik sevgiyle öreceğiniz, harika bir pazar günü diliyorum benim sevgili kahve dostlarım ..

Sevgilerimle

Binnaz ablanız 🙂

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.