Eşiniz Sizi Eve Kilitleseydi?

fal-ad1

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

unnamed (1)Adı üstünde ‘Cemre’ .. Nereye düşerse düşsün orayı alev alev yakıyor ya, yapılacak bir şey yok. Aslında Arapça kökenli bir kelime; ateş parçası, ateş halindeki kömür anlamına gelen ve ısınmayı ifade eden güzel bir kelime. Isıttığı için havayı, suyu ve toprağı ilkbaharın müjdecisi olarak biliniyor.

İlk cemre 20 Şubatta havaya, ikinci cemre 27 Şubatta suya düşüp suyu ısıttı, buzları eritti. 6 Martta da toprağa düşüp toprağı ısıttı. İlk kır çiçekleri tomurcuklarını verdi bile. Cemreler ilkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havaya, sonra suya sonra da toprağa düşerek sıcaklık artışını hissedilir hale getiren, bizleri de yakıp ateşlendiren, harika bir kor 🙂 Ne güzel bir memlekette yaşıyoruz. 4 mevsimi yaşayıp güzelliğini hissediyoruz, doğanın yeniden canlanmasıyla bizler de canlanıyoruz.

unnamed (4)İlkbahar öyle bir mevsim ki havanın toprağın ısındığı, ağaçların, çiçeklerin açtığı, bitkilerin yeşerdiği, doğanın uykudan uyandığı, düşünce ve hayal dünyamızın alabildiğince derinleştiği, ufukların genişlediği, şair olmayanların bile şiirler yazmaya başladığı bir mevsimdir ilkbahar. Ağaçların çiçek açması, hava sıcaklığının artması, karların erimesi, bol bereketli bahar yağmurları ile derelerin dolmasıyla yeniden hayat bulur doğa. Mart ayının gelmesiyle her şey değişir.

Ben üniversite yıllarında bir öğrenciyken, apartmanımıza eşi inşaat mühendisi olan bir aile taşındı. Konyalılardı, Konya’dan Ankara’ya gelmişler tesadüfen bize komşu olmuşlardı. Aynı katta bitişik dairelerde oturuyorduk. Önce onlara ‘hoşgeldin’e gittik, onlar da bize geldiler. Bu gidip gelmelerden sonra dışarı pek çıkmaz oldular ancak balkondan görüşebiliyorduk. 2 küçük çocukları vardı. Her çocuğu çok sevdiğim gibi onların çocuklarını da çok seviyordum. Abla olan 5 yaşında diğeri 3 yaşlarındaydı. Çocuklarla daha çok oynamak, onları daha çok sevmek için daha sık gitmek istiyordum ama kapıları hep kilitliydi.’ Eşim giderken kapıyı kilitliyor’ derdi.. Sonra alıştık kapının kilitli oluşuna.

unnamed (5)Biz de kapıdan değil bitişik olan mutfak balkonundan ve ön balkondan görüşüyor, çocukları da uzaktan uzağa seviyorduk. İtiraz ediyordum bu duruma ‘ya bir şey olsa size nasıl çıkacaksınız dışarı, kapıyı mı kıracağız yani’ derdim. ‘Ne yapayım huyu böyle’ derdi. ‘Ne huymuş hiç görülmedik bir şey’ derdim. Bazen tartışma seslerini duyar heyecanlanır, üzülür, moralim bozulurdu. Artık kış geçmiş havalar ısınmaya başlamıştı.

Bir gün mutfakta bir şeyle meşgulken fıssss diye bir ses olduğunu farkettim. Düdüklü tencere sesi mi diye dinledim, nereden geliyor diye bakınırken, bir de koku oluşmaya başladı. Balkonu açıp kokunun nereden geldiğine bakmak istedim, aa bir de ne göreyim bitişik dairenin balkonunda bir gaz tüpü vardı ve fıs sesi bu tüpten geliyordu. Evet bizim apartmanımız sıcak sulu ve kaloriferliydi ama mutfakta tüp kullanılıyordu. Meğer bir gece önceden tartıştıkları için, eşi evden gidince yemek yapıp yemesin cezasını çeksin diye tüpün vanasını açmış, tüpü balkona çıkarmış gazın tüpten çıkıp, bitmesini istemiş bu ses de onun sesiymiş. ‘Pes yani ‘ dedirtecek durumlar oluyordu her gün bitişik dairede. Kadına şiddetin her türlüsüne şahit oluyorduk mühendis beyin sayesinde. Artık bu durumları baya yadırgıyor, ‘bu kadar da olur mu? bir yangın çıksa, bir şey olsa nasıl müdahale edeceğiz, bu nasıl mühendis, nasıl okumuş adam? insan ailesine hiç böyle yapar mı?’ diye yüksek sesle söyleniyordum. Ailece sabrımız taşıyor, diğer komşularımız da bu durumu yadırgıyor, kınıyordu.

unnamed (3)Mühendis bey yine eşini eve kilitliyor kendi çekip gidiyordu. Allah’tan evimiz dört bir etrafı balkonlu, büyük aydınlık ve ferah bir evdi. Komşumuzun, üzerinde kırmızı gelincikleri olan çok güzel keten bir elbisesi vardı onu giyer sanki gezmeye gidiyor gibi evin içinde çocuklarıyla meşgul olurdu. Bu gelincikli elbisesini çok beğeniyor, ona çok yakıştırıyordum. Hava güzeldi ama ancak balkonda bir aşağı bir yukarı gezinebiliyordu.

Mart ayının güzel ılık bir günüydü, günlerden pazardı. Erken bir saatte ‘Burhan amca! Burhan amca!’ diye komşumuzun sesi apartmanı çınlatıyordu. Hemen balkona çıktık, komşumuz babama sesleniyordu. ‘Burhan amca koş yetiş kocam çıldırdı tüm elbiselerimi kesiyor, çocuklar korkuyor ‘ diyordu. İçeri girdiğimizde kocası gözü dönmüş bir halde ‘giymeyeceksin! öyle balkonlara çıkmayacaksın! fiyaka yapmayacaksın!’ diye bağırıyordu. Öfkeyle gözleri büyümüş gerçekten çıldırmıştı. Evin hali berbattı, her yer kırpılmış elbise, kumaş parçaları ile doluydu. O güzelim gelincikli keten elbise de bu öfkeden nasibini almış, paramparça olmuş, gelincikler her yere savrulmuştu. Elbiseyi o halde görünce yüreğim burkuldu, içim titredi. Çocuklar bu durumdan çok kötü etkilenmiş bir travma yaşıyorlardı. O yerlere saçılan gelincikler sanki kumaş parçası değil de komşumuzun kendisiydi. Çocuklarının gözü önünde eşine her türlü şiddeti uyguluyordu. O anda yerdeki gelincikleri tek tek toplayıp bir demet yapmak, onun ve çocukların elinden tutup, gelincik tarlalarının arasından koşmak, koşmak, sonsuza kadar koşmak istedim.

unnamedArtık babamın da sabrı taşmış, mühendis beyle baya tartışmıştı.’ Bu kızı sakın sahipsiz zannetme ben onun da babasıyım en ufak bir şikayetinde derhal polis çağırır seni teslim ederim, burası dağ başı değil, kendine çeki düzen ver yoksa sonu fena olacak’ dedi. Böyle bir şey beklemiyordu herhalde, babamdan çekinerek hiç cevap veremedi, o günü sessiz geçirdiler ama herkes üzülmüş, moralimiz bozulmuştu. Bir daha sesleri çıkmadı.

Oysa ne güzeldir severek, sevilerek, sevinç içinde yaşamak.

Kadınlar gelincik tarlasındaki gelincikler kadar narin ve incedirler.

Koklamaya doyamaz, incitmeye kıyamazsınız.

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 🙂

Cemre de düştü 🙂

Hem de günlerden pazar 🙂

Bugün parklara, kırlara gitme,  ‘Cemre’lerin ateşi ile yanma zamanı.

Kuşların güzel nağmelerine kulak verme, filizlenmiş söğüt ağacını, oynayan çocukları görüp, ılık esen rüzgarı hissetme zamanı.

Bugün ilkbahar olma zamanı!!!!

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun !!!!

Hepinize harika bir pazar günü diliyorum benim sevgili kahve dostlarım 🙂

Sevgilerimle

Binnaz ablanız 🙂

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.