Dostluk Üzerine

fal-ad1

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

dostlukAllah’ım! ne güzel şey bu dost yüzü, insanın kalbine dolan bu bakış. Gel dostum, yanıma otur, omzuma koy başını, konuşmasak da olur, bakışalım karşılıklı.

Eczacılık yaptığım yıllarda bir hastam vardı, inşaat mühendisiydi. Gençliğinde bir çok devlet ihalesi almış, Türkiye genelinde hastane, okul inşaatı gibi büyük işler yapmıştı. Benimle tanıştığı yıllarda artık yaşlanmış emekli olmuştu. Çok uzak bir semtte oturuyordu, fakat her hafta aynı gün gelir, bize uğrar bizden de aynı semtte olan bir başka arkadaşına giderdi. Eczaneme çok yakın bir yerde arkadaşının bir inşaat ofisi vardı, o da yaşlı olduğu için işlerini oğluna devir etmişti. İki eski arkadaş her hafta görüşürler, eskilerden yenilerden sohbet ederlermiş, bazen de konuşacak bir şey olmazmış. “Konuşacak bir şeyimiz olmadığında sadece aynı yerde otururuz, konuşmasak da aynı yerde olmaktan mutlu oluruz, biz dostuz” demişti. Bu lafı öyle hoşuma gitmişti ki..

Babanın biri, evladının arkadaşlık yaptığı kişilerin gerçek dost olmadığını oğluna söyler ama oğlu bunu asla kabul etmezmiş. Baba evladına nasihatler verir, gerçek dostluğun kişisel çıkarlarla kurulan bir ilişki olmadığını, ne zaman başı sıkışsa koşabileceği, kapısını çaldığında gözlerindeki ihtiyacı anlayabileceği kişinin dost olduğunu söylermiş. Çocuk arkadaşlarına toz kondurmaz, onlara laf ettirmezmiş. Babası ısrarla “iyi günde, kötü günde sana senden çok güvenen bir sırdaş olmalı, en gizli sırlarını bile verebilmelisin, dostluklar hiçbir menfaate dayanmadan, sadece sevgi üzerine kurulmalı” dermiş. Babasının nasihatleri bir kulağından girer diğerinden çıkarmış.

dostlukBabası bir gün ona arkadaşlarını daha yakından tanıması için, “oğlum git horozlardan birini kes, kanlar içinde büyük bir torbaya koy, torbayı al arkadaşlarına götür, “birisini öldürdüm” de yardım iste bakalım” demiş. Çocuk babasının dediğini yapmış arkadaşlarını sıra ile yoklamış, yalvarmış ama hiç biri ona yardım etmemiş hatta hepsi kapıdan çevirmişler. Çocuk eve dönüp babasına ” haklıymışsın baba hiç biri yardım etmek istemedi” demiş.

Babası “sana söylemiştim” deyip bir adres vermiş. Bu adrese git benim selamımı söyle aynı şeyi bir de ondan iste demiş. Oğlu o adrese gidip kapıyı çalmış, babasının selamını söylemiş, kanlı çuvalı gösterip “birini öldürdüm bana yardım eder misin ” demiş.

Adam “içeri gel bakalım” deyip çocuğu içeri almış, bir bardak su vermiş, sonra bahçeye çıkıp bir çukur kazmış, bu kanlı çuvalı o çukura gömmüş. Sonra da üzerine çiçekler ekmiş. Oğlu gelip babasına olup biteni anlatmış, babası “git bir tokat at bakalım ne diyecek” demiş. Oğlu çok şaşırmış bu işe ama ne yapsın bu kez gidip aynı adresteki kapıyı açan adama bir tokat atmış. Adam delikanlıya şöyle bir bakmış ve “oğlum babana selam söyle ben bir tokata çiçek bahçesini bozacak adam değilim” demiş.

unnamed (2)Rahmetli babam Burhanettin Gündoğan bu hikayeyi anlatırdı dostluğun çok güçlü bir duygu olduğunu anlatmak için. Babam bizleri büyütürken hiç “şunu yapın” demezdi, böyle kıssadan hisse hikayeler anlatır, bizlerin o hikayeden çıkartacağımız derslerin olduğunu söylerdi.

Gün gelir arkadaşının eşine kan lazım olsa önce babam kan verir, “artık kan kardeşi olduk” der, kardeşliğini yıllarca sürdürürdü. Fakir, zengin ayırt etmez herkesle ahbaplık kurar, eve davet eder herkesden edineceğimiz bir görüş, bir fikir olduğunu söylerdi. Kendisi hep iyiliğe ve güzelliğe örnek olmuştu.

komşulukBir akşam evde otururken kapımız çalınmış 7 numarada oturan komşumuz gelmişti. Abisinin kızını kaçırdıklarını, abilerinin kızın peşine düştüklerini, durumun vahim olduğunu söylemişti. Babam gecenin o saatinde hiç tereddüt etmeden komşumuzla birlikte Kayseri’ye doğru yola çıkmış sabaha karşı kızı bulmuş ve himayesine almıştı. Sonra aileleri bir araya getirip gençleri kavuşturmuş, kızı telli duvaklı gelin etmişti. Kadına, kadın haklarına bilhassa çok değer verir bizleri iyi eğitmek için özel çaba sarf ederdi. Sadece okumanın yeterli olmadığını, yüksek kültürde ve yüksek fazilette insanlar olmamız gerektiğini, insan kazanmanın para kazanmaktan daha önemli olduğunu söylerdi.

Evet dostluklar böyledir işte, durdukça, yaşadıkça değerine değer katar. Öyle bir yerden başlamıştır ki maya tutar ve artık hiç bozulmaz. Dostluk deyince kan bağı, cinsiyet farklılığı, siyasi yaklaşım, etnik köken, dil, din farklılığının hiç bir önemi yoktur. Maya tutmuşsa artık dostunuzdur, aradaki ilişki işte böyle güzel bir sevgi ve güven bağı ile bağlıdır.

Eski değil eskimeyen gerçek dostluklarla ömür boyu yaşamanız dileği ile,

hepinize harika bir pazar günü diliyorum benim güzel kahve dostlarım..

Sevgilerimle

Binnaz ablanız 🙂

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.