Doğumdan Yaşama Yaşların Hissettirdikleri

fal-ad1

Doğumdan sonra ana şefkatinde kucağında büyümek en dertsiz zamanlar diyenler çoğunluktadır. Gözü kıstırarak bir büyüsem şunu yapacağım bunu alacağım hedefleri dudaklar ısırılarak kocaman insan olmaya göz dikerek beklenilir. Farkındalık yaşı kişiden kişiye değişir tabi ancak en az ortaokul ve sonrası ayaklar yere azda olsa basmaya başlıyor. Bu yaşlarda ki gençlerimizi hayalleri hedefleri konusunda bolca övgü ile desteklemeli özgüvenli bireyler yetiştirmenin altın kuralını hep hatırlamalıyız.

17 yaşların hayallerin oluştuğu en güzel dönemlerdir. Charles aznavour’un demiş olduğu gibi gençken hayat insanın dili üzerindeki yağmur damlası gibidir her an sağanağa dönüşebilir. İletişim kopukluklarının en çok olduğu 22 li yaşlardan sonra bilirkişilik oluşmaya başlıyor. Yaş orta yaşa ulaşınca otuzbeşte bilhassa bir duruyor insan yokluyor bir takım hastalık uçları minik minik işaretler alınıyor. Çok düşünmüşse kaptırmışsa kendini minik beyazlayan kıllara, iki kırışığına önce bir çırpınış sonrası olanı bağrına basıp elinden geleni yaparak sürüyor hayatını. Bir dönem geliyor kendine bakıyor yok canım o kadar değilim diyerek yaşlanma psikolojisine girdim sanıyor… Ağrıyan sinyal veren bazı vücut yerleri peydahlandıkça kabullenip hah! Şuralarımda şunlarım var başlamış başlangıcında olmuşum diyerek olan biteni kabullenip devam etmeyi başarıyor. En güçlü dönem,  yapabilirlik önü görme açısından. Varsa çoluk çocuk eğitirken genç fidanını tecrübelerini katarak önünü açmaya çalışıyor. Eline geçene benim demeyi bırakmış, kendinden öte biri daha içinde üremiş bizim için ne yapılabilir dahası için çabalıyor. 39 yaş 30 lu yaşların Aralık ayı gibidir.  Sorumluluk had safhadadır. Ertelenmeyecek kadar hayatın akışına önem verir. Hoşgörü ve sevgi tecrübeleri erdemli bir maske takıştırıverir yüze. Çocukluk anıları olur olmadık yerlerde kendini anımsatır harmanlatır kendini yerli yerince.

Neyle karşılaştığımızı bilmediğimiz akıp giden bir ırmak gibidir hayat!

Her yaşta arayış aynı, sevgiye saygıya doğruluğa duyulan özlem ve verilen önem değerini hiç kaybetmiyor.40 yıl hatırı olana bakılıp kıymetle ve hürmetle aynı özen gösterilir. Korkuların birçoğu ile yüzleşilmiş hatta deneyimlemek istenilen birçok şey ile olumlu olumsuz neticeler sağlanmıştır. Neyin yapıldığını ne sonuç vereceğini kestirmekten öteye analistlik yapılmaya başlanmıştır, genelde nokta atışıdır birçoğu… Öncelik değişiyor o noktada tekrar kendin oluyor kaçırmak istemediğin hangi tat hani uğraş hangi icraat varsa hepsini deneyimlemek için ikinci bahar listeleri tutuluyor. Yaşıtlarının hastalığı yakın kayıpları bilmediğin hastalık adları hepsi seni daha çok teşvik ediyor hayata bağlanıp kendin için yaşamaya.  Derken 50 yaşın kutlaması başlıyor… Yaşamın ilk yirmili yıllarında aileye olan bağlılık kendini topluma kanıtlama çabası yer edinme ikinci yıllarında gelecek kurup elde etme avantajlarını bulma ve kullanma başarısı 50 li yaşlarda sevgiden başkasına önem vermeyerek geliştirmiş olur. Mutluluğa açılan kapının yollarını bilir, kendisi ve çevresi için uygular ve uygulatmanın yollarını sunar. Her şeyin gerçek kıymetini bilir ve değerlendirirken çevresine pozitif enerji yaymakta ustalaşır. Sonraki yıllarda eşi, dostu çevresi sağlığı konularında kendi doktoru gibi olduğu için güçlü bir çınar gibidir. Birçok konuda danışılır hala öğreniyorum dememin yüce gönüllüğü içinde ilerler. Hayatın asıl bilgeliğe ulaştığı yaşlar olduğu için birçok kaşif icadını ilerleyen yaşlarında tamamladı ya da buluşlarını ilan ettiler. Bir hazinedir yaş artışı, neyi biriktirmek istersen onla çoğalarak gelişir. ‘’Yaşımız ilerledikçe, kabiliyetlerimizin sınırları ortaya çıkar’’ sözün sahibi S.J.Harrıs’in demiş olduğu gibi her yaş ayrı güzel ve ayrı sürprizleri barındırır. Hangisi ne zaman çıkacak bilemeyebiliriz ancak öngörülerimiz sayesinde neler olacağını kestirir dönemeçleri zararsız atlatmayı tercih edebiliriz. Aklımızı vezir gönlümüzü padişah yaparsak arkamız sağlam gözümüz pek olur… Her zaman hayat seçimlerimizden ibaret olmayabilir, bazen neyi seçersek aynen öyle kalmayabilir, değişen her şeye rağmen hayrımıza hizmet edip etmediğine bakmamız gerekir.

Bir fırtına içinde olabilirsiniz, şunu unutmayın ki sonsuza kadar yağmur yağamaz ama fırtına öyle ya da böyle diner o nedenle güçlü kalmayı neşeli olmayı seçin.

fal-ad1
Gizem Sitare

Gizem Sitare

Yorumcu, yoğun sezgisel güçleri ile bilinen akrep burcu mensubu. Uzun yıllar bu özel yeteneği ile takipçilerinin hayranlık duyduğu bir yorumculuk geçmişine sahip.Takipçilerine bu alanda verdiği desteğin ve geri dönüşlerin yaşama ilişkin kendisini motive ettiğini belirten yorumcu bu işi severek ve keyifle yaptığını vurguluyor.Derin ve iz bırakacak yorumları ile binnazabla.com da sizleri bekliyor.

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.