Binnaz Abla Küba’da

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Binnaz Abla Küba'daKarayip denizinde güzel bir ada Küba… 1519 da İspanyollar tarafından kurulan Havana, zaman içinde korsan saldırılarına maruz kalmış ve etrafı kaleler ve surlarla çevrilmiş. 17.yüzyıldan itibaren Karayiplerin ana gemi inşa merkezlerinden biri haline gelen şehir, savaşlar sırasında İngilizler tarafından 11 ay boyunca işgal edilmiş. Daha sonra Florida ile takas edilmiş. Bugün itibarı ile yaklaşık 2 milyon insanın yaşadığı Havana tarihi dokusu ve eski şehir bölgesi, inanılmaz düzgün ve dar sokakları ile yüzbinlerce insanın ziyaret ettiği bir destinasyon olmuş.

Bu tarihi bölgeyi oğlum Sertaç ve ben yıllardır görmek istiyorduk. Binnaz Abla startup için gittiğimiz New York’a gitmişken New York, Küba arasının 2 saat olduğunu da öğrenince görmek istedik. Tarihi ve kültürel meydanlarından biri olan Plaza Armas’da konakladık. Otelimizin adı Santa İsabel, Obispo caddesinin başında bulunuyordu. Bu bizim için büyük bir şans oldu. Obispo caddesi Plaza Armas’dan başlayıp Park Centrale’ye kadar uzanan bir yürüyüş yolu. Yol boyunca eski Havana evleri, barok ve neoklasik tarzda binaları, tarih ve mimarisi ile ilgi çekici olmasının yanı sıra, eğlence, müze, restoran gibi mekanları ile muhteşem bir yol. 1920 yılında inşa edilen ünlü Hotel Ambos Mundos’da bu yol üzerinde. Hatta ünlü yazar Hemingway bu otelde kalmış ve ” Çanlar Kimin için Çalıyor” adlı eserini burada yazmış. Casa de la Obra Pia ve Casa de Afrika şimdi müze olarak kullanılan harika yerler.

Obispo caddesinde ilerledikçe çarpıcı bir meydana çıkılıyor. Şehrin en eski meydanlarından biri olan Plaza Vieja renki binaların ortasında, 18.yüzyıldan kalan mermer çeşmesiyle huzurlu bir meydan. Meydanı çevreleyen binalardaki vitraylar ise eşsiz güzellikte. Bütün çocuklar, turistler burada vakit geçiriyor, dinleniyorlar. Köşede çok güzel bir horoz heykeli var.

Küba’da müzik demek, hayat demek. Yol boyunca her köşede çalan Küba müziği, dans eden insanlar, havanın sıcaklığı, yoğun nem, biz mest olmuş vaziyette yürürken Sertaç’a “Hey Amigo” diye seslenen, önümüzü kesen puro satıcıları, seyyar satıcıları ile bu cadde muhteşem.

Yolun sonunda Plaza Centrale’ye varıyoruz. Bir nefeslenmek için duruyoruz ki tam karşımızda Capitolio.

Capitolio, ABD nin Washington şehrindeki Kongre binasına olan benzerliği ile dikkat çekiyor. 92 metre yüksekliği ile her yerden görünüyor. Biraz ilerde Grand Teatro de la Habana var. 1837 yılından beri Küba Ulusal Balesi ve Opera gösterileri burada sergileniyormuş. Dış cephesinin en ince Capitolioayrıntılarına kadar özenle işlenmiş olması ve bugüne kadar gelmiş olmasından çok etkilendik doğrusu. Hotel İnglaterra ise tüm haşmeti ile göz dolduruyor. Önündeki üstü açık Amerikan arabaları ise muhteşem ve eşsiz. Hala bu bir rüya mı diye düşünüyoruz.

Fidel Castro’nun ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e olan hayranlığını biliyordum ama büstünün orada olabileceğini hiç düşünmemiştim. Puerto caddesinden geçerken Atatürk’ün büstünü görünce çok şaşırdım. Baya bakımlı ve güzel buldum. Sonra kime Türk olduğumuzu söylesek hemen Atatürk diyorlardı. Kübada eğitim ve sağlık ücretsiz ve devlet güvencesindeymiş.

Küba’da internet yok. Sadece lüks otellerde wifi var. Eğer kart alırsanız yakın yerlerde çekiyor. Tabi bizim işimiz internet gerektirdiği için, wifi olan tarihi ve turistik bir otelde kaldık. Küba’da market de yok. yumurtayı yumurtacıdan, suyu su satan yerlerden, dondurmayı dondurmacıdan alıyorsunuz. Her yer film karesi gibi. Sanki zaman tüneline girmiş gibiyiz.

Katedral Meydanı Kübanın en görkemli yerlerinden. Bu meydanda bir çok cafe ve restoran var.

Cafeler müzik yapan sokak müzisyenleri ile dolu. Renkli Küba giysileri giymiş kadınlar poz vermek için bekleşiyorlar.

Köşesindeki kilise, kilisenin bitimindeki renkli binaları, sanatsal heykelleri, meydana açılan dar ve güzel sokakları ile gezmesi keyifli meydanlardan biri San Francisco meydanı. Bu meydan, bizim konakladiğımz Armas meydanı ile Vieja meydanı arasındaki bir bölgede yer alıyor.

Malecon : Havana’nın 8km’lik sahil şeridi. Akşamları insanlar eş dost buraya gelip ya içkilerini alıp deniz kenarında oturup muhabbet ediyor ya da yürüyüş yapıyorlar.

Devrim Meydanı (Plaza de la Revolucion) Bir yanda Küba devriminin kahramanlarından Che ve Camilo’nun siluetleri diğer yanda Küba halk kahramanı Jose Marti’nin devasa anıtı var. Devrim anıtı ise o kadar büyük ve görkemli ki…

Binnaz Abla Küba'daBir de dünyaca ünlü beyaz kumu olan sahilleri var. Bunlardan biri Santa Maria. “İğne atsanız yere düşmez” sözü sanki burası için söylenmiş. Hınca hınç dolu. Denize giren herkes müzik aletlerini de getirmiş. Her güneş şemsiyesinin altından ayrı bir Küba müziği geliyor ve herkes dans ediyor. Serinlemek isteyenler su yerine bira içiyor.

Havana tek bir yazıda anlatılamayacak kadar renkli ve farklı bir şehir. Biz geçirdiğimiz yaklaşık 1 haftadan çok keyif alarak ayrılıyoruz şehirden. Dünyalar güzeli ülkemize dönmüş olmaktan memnun mesut, gördüğümüz rüyayı anlatarak anılarımıza katıyoruz.

Hepinize harika bir pazar günü diliyorum benim güzel kahve dostlarım…

Sevgilerimle,

Binnaz ablanız.

Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.