Türk Filmlerini Aratmayacak, Bütün Gençlere Örnek Olacak Muhteşem Bir Hikaye…

fal-ad1


Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım;

Nedir bu ılık ılık esen, fincana bakınca, bir rüzgar gibi yüreğime dolan…
Sanki fincanın içindeymişim gibi…
Sizlerden bu kadar uzaktayken, sizlere çok yakınmış gibi hissettiren…

Babamın Marmaris’deki evinde harika bir cibinlik vardı…
Filizi yeşil renkli, kenarları danteldi..
Ne zaman babamı ziyarete gitsek, en büyük zevkimiz cibinlikli yatakta
yatmaktı…

Dünyalar güzeli takipcimizin İstanbul’dan gönderdiği fincanı görünce
sanki onu görmüş gibi oldum…
Fincanında harika bir cibinlikli yatak vardı…


Sevdiği ve kendisi yatağın ucunda duruyorlardı…
Sanki kıyafet değiştiriyor gibiydiler…
Kendisine yorumumu yapıp yolladım…

O da bana tüm içtenliği ile bu maili yolladı…
Çok duygulandım, gözlerim dolu dolu oldu, neredeyse ağlayacaktım…

Günaydın günaydın benim tatlı, çok değerli, çok özel Binnaz Ablacığım
/ Anneciğim :))

Sana  buradan yazmak istedim bugün, içimden böyle geldi.
Hep sorularla geldim, enerjini paylaşmak için geldim, güzel sesini ,
o herkesin yorumlarında özellikle üstünde durduğu, belirttiği
şefkatli ve merhametli ruhunu hissetmek için geldim, iyi ki varsın!
:))
Fallara inanmamak, inanmak bunlar konu olabilirdi ancak şu an
değiller, çünkü ben sana daha önce de belirttiğim gibi,
bunun fal değil, yön gösterici bir gücün sesi olduğunu düşünüyorum.
O beni hiç bir zaman ortada bırakmayan muhteşem gücün, en yakın dostum
bildiğim, sırdaşım, sevgilim olan sevgili Tanrı’mın bir yardımı
olduğunu düşünmeye başladım zaman geçtikçe.

Bu arada senin pazar kahvesi yazılarını okudum bugün ilk kez, çok
hoşuma gitti, tertemiz güzel anılar ve paylaşımları ne güzel
anlatmışsın yine içimi ısıttın.
Sen ne kadar büyük birşey başarıyorsun, iletişim kuruyor, kendine bu
güzel enerjinle bizleri çekiyorsun… Çekim yasasının en güzel
örneğisin benim için…

Ben de bahsetmek istiyorum kendimden, seninle paylaştığımız bu yanlış
hatırlamıyorsam, Marttan beri olan iletişimimizde neler oldu neler
oldu… :))
Ben neden seni bu sene buldum, nasıl oldu, gibi sorular da geliyor
aklıma bazen… İşte bunları düşünmeme sebep olan bazı konuları da
seninle paylaşmak istedim aynı sana gelmiş ve kahvelerimizi oturup
karşılıklı içiyorken anlatıyor gibi 🙂 biliyor musun bu aklıma çok sık
geliyor senin gerçekten ziyaretine gelmek istiyorum yolum düştüğünde
nedense tanıyor gibi hissediyorum seni 🙂 Akrabam, yakınım, çok
yakınım gibi…

Ben başarılı bir öğrenciydim hep lisede… Takdirler alan karnesinde
bir 4 olursa üzüntüden suratı asılan… Hep mükemmelliyetçi ayrıca güzel
bir ailesi olan. Zengin değildik, rahat değildik ama rahat mutlu
huzurlu bir ailem vardı. Annem hem pinpirikli, hem çok titiz, hem beni
el üstünde büyütmüş bir kadın, babam da çok tatlı, hayatımın ilk
erkeği, lisede insanlar erkek arkadaşları ile gezerken, beni kolunda
sinemalara götüren, beni gururlandıran özel hissettiren bir
adamdı… Herşey güzeldi taki annem rahatsızlanıncaya dek… Artık hiçbişi
eskisi gibi değildi ve olmayacaktı tabi ben bunu o zamandan
göremezdim…
Üzerime düşecek sorumlulukları, giydiğini çıkaran, yediğini  bırakan
arkası toplanan bir kız çocuğu olarak neler olacağını nerden
bilebilirdim 🙂 …
Annem ben lise 2 de iken rahatsızlandı ve hızlıca gelişen hastalığı (
kanserdi ve habisti ) vücudunu sardı… Bir sürü büyük ameliayatlar,
tekrar eden hastalık… Ben anneme benzerim, annem çok güzel bir
kadındı ve yanak içinde başlayan rahatsızlığı göze sıçradı. Masmavi
gözleri vardı annemin ailede bir o bir dedem ve ben. Pek renkli gözlü
yoktur. Sonra gözü alındı. Göbeğinden, kolundan alınan parçalarla
,yanak yapıldı… Anlayacağın anneciğim, çok zordu onun için…
ben ayakta idim son güne kadar hiç öleceğini düşünmedim bile! Aklıma
gelmedi biliyor musun!…

20 kg idi annem öldüğünde, ona banyo
yaptırıyordum son günde yıkanmak istedi yıkanmadan ölmek istememiş
resmen, ne dualar etti bana biliyor musun ve ben çok şanslı bir
insanım… Bir de kardeşim var o zaman 9 yaşında idi bugün 21 inde…
Bana bir sorun yaratmadı Allaha şükür… Ancak onun da ayaklarının
üstünde durması gerek ve ben endişeliyim yıllardır bu durum için doğru
düzgün bişi yapamadığım için…
Babama gelince, babam da bunalıma girdi, annemi çok seviyordu, ve onun
o hali babamı üzüntüden bulanıklaştırdı… Çok çok kötü bir hal oldu
durumlar…

Annem yemek yiyemiyor aç dolanıyordu geceleri ayakta duracak hali
yoktu, babam evden gitmek , intihar etmek için kaçmaya
çalışıyordu… Kapıyı kitliyordum.
Bir kere hastaneye götürmek için kapıyı kitleyip gece sabah 6 ya kadar
yalvarıp çağırdığım babasını bekleyene kadar onu her 5 dk da bir
oyaladım, ikna ettim ve her 5 dk da bir kalkıp pantolonunu giyiyor
gitmeye çalışıyor sonra ben konuşup onu yatırıyor o hiç birşey
söylemiyor ve sonra aynı şeyi yapıyordu…
Ve sonra arada bir düzeliyordu, beni hastaneden çıkarın ben iyiyim
diyordu ikinci günü onu hastaneye götürdüğümüzde. Dedem yani babası,
son gece babam evden gitmek istediğinde yine, ağlayıp yalvarmamı
dinlemedi dede ne olur gel gidecek ve giderse dönmez biliyorum gene
deneyecek ölmeyi diyordum, yok yok gelir o dükkanda yatar bizim
anahtarı verdim ona sen bırak dedi… Sonra o gece babamın arkasından
baktım ve son görüşüm oldu onu ona o akşam yemek hazırlayıp
getirdiğimde ağladı, hiç konuşmuyordu. Ve olanlar oldu o dedem
dediğim adam sabah 3 te karakolda kötü haberleri almak için
bekliyordu. Annem 6 ay önce vefat etti babamdan bu arada sonra aynı
manzara, yine cenaze evi… Çok komikti…. Gerçekten komikti… Tarifi
yok tabii…
Ben ikisinin de 7 sini yaşayamadım. Çünkü bir ev, henüz giremediğim
bir üniversite, kardeşim vardı ayakta kalacaktım çoktan kararımı
vermiştim. Herkes bir yere çekti, hayır çekemezlerdi!
Annem babam fiziksel olarak yoklar diye çıplak kalmamıştık! Evimiz
herkese açık bir sokak olamazdı!
Babam öldükten 15 gün sonra üniversite sınavına girdim.
Ve iki yıllık istanbul ünv makine bölümünü kazandım, çünkü
hastanelerde evdeki durumlardan hiç çalışamamıştım oysa ideallerim
vardı ben kendimi hep güzel yerlerde okumuş bilgili bir kadın olarak
görüyordum. Ardından İTÜ Metallurji malzeme mühendisliğine girdim… Tanrım
ne yıllardı. Kazandığımı öğrendiğim  günün heyecanını asla unutamam.
Sonra ünv.  bitmeden çalışmaya başladım. O gün bugündür
7- 8 yıl olacak çalışıyorum. Kardeşimle idim hep, o dönemde o evden
birikmiş çok az bir parayla ev alıp kardeşimi de hemen yanıma aldım.
Okul sorunu yaşadık ama onun haricinde sağlığı, terbiyesi yerinde
oldu ve hala birlikteyiz. Kötü giden ilişkilerim oldu,
verdiğim güzellikler yerini bulmadı ilişkilerimde… Yanlış tercihler,
18 yaşında bir genç kızın 30 yaşına gelene kadar tüm evreleri yalnız
geçirmesi ve aldığı dersler… Hele ki bir önceki ilişkim beni tamamen
yaralamıştı özel hayatımı bitirmiştim kafamda…
Zaten güvensiz, desteksiz (ailem dediğin insanlardan da köstek gördüm
sürekli ) hayatımda bir dalım olmadı bana umut ve güven veren, hiç
güçlü bir erkek tanımadım sağlam durabilen yanımda…
Ve işte Binnaz annem, sevdiğim erkek bu yüzden benim için
önemli! Diliyorum huzuru ve mutluluğu buluruz. Beni sevdiğini
hissetmeye başladım, önem verdiğini, düşündüğünü. Yine de korkuyorum
tabii, paylaşmak istemiyorum onu kimseyle, bir erkek gibi olmasını o
bildiğimiz türden bu devirde… Onu tanımak, daha iyi tanımak aramızda
boşluk bırakmadan ona sımsıkı sarılmak istiyorum.
Ben en umutsuz anımda dahi aşka inandım, kim ne yaparsa yapsın ona
inanmaktan vazgeçmeyeceğim dedim. Tanrıma da! O beni hiç yalnız
bırakmadı ve ben geriye dönüp bakınca ona hiç isyan etmedim… Ve
yalnızlığın ne demek olduğunu biliyorum. Ancak artık güzellikler
istiyorum… Sıcacık bir hayatım olmasını yıllardır istediğim gibi.
Güven huzur dolu evet, bedellerimi ödedim diye düşünüyorum 11 yıldır…
Bugün burada isem, anneciğim o bana ettiği “- Herşeyin en güzeli seni
bulsun inşallah dediği, 20 kg olduğu günlerden kalan dualardır
biliyorum…” Seni çok seviyorum… Uzun mailim için üzgünüm ancak neden
bilmiyorum seninle konuşmak istedim. Varlığın için çok teşekkür
ediyorum güzel insan… Sevgiler…

Tekrar tekrar okudum… Çok duygulandım, gururlandım… Binnaz ablasının
güzeli işte buydu…
Her ne olursa olsun hayatla mücadele eden, hiç yılmayan ve kazanan :))
Ben de ona cevap yazdım…

Canımmmmm :))))) Muhteşemsin… Gençlere örnek olacak muhteşem bir yazı
yazmışsın…
Yazı değil, gönülden esen bir meltem, bir duygu seli, bir yaşam…
Senle ben, bu küçücük porselen fincan aracılığı ile bazen, bir omuza
yaslanıp sessizce ağladık, dertleştik, içimizde biriken yağmur
damlalarını paylaştık …
Kah seni sevgiyle okşadım, kah saçlarında sevgiyle ellerimi
dolaştırdım… Hep seni sevdim…
Fincanın içinde gördüğüm telveler senle beni kavuşturan benzersiz
birer hazine oldu… Hiç tanımadığın biri sırdaşın oldu…
Aramızdaki uzak mesafe bizi yakınlaştıran bir yol oldu…
Zaten benim yapmak istediğim şey de buydu, yüreğinin en titreyen
teline dokunup oradaki nağmeleri yakalayabilmek.
Telve de, fincan da bahane… O nağmelerden bir sanat eseri
çıkartabiliyorsam ne mutlu bana..
Seni çok ama çok seviyorum… Annenle babana Allah’tan rahmet
diliyorum… Nur içinde uyusunlar… Kardeşini sevgiyle kucaklıyorum…
Sevdiğinle kavuşman ve ömür boyu mutlu olman için dualarım
seninle… Seni çok ama çok seviyorum…
İyi akşamlar diliyor,  seni sevgiyle kucaklıyorum canım :))))))))

Hayat !!!

Bazen iç yakabilecek kadar bir acıysa, bazen de inanılmaz bir mutluluksa…
Ve de nasıl her yaşanan öyle kalmıyorsa, beklemeliyiz 🙂
Bu inişler ve çıkışlar elbet yer değiştirecek nasıl olsa. Unutmamalıyız ki!
Her inişin de illa ki  bir çıkışı vardır sonunda.

Asıl soru –  ‘Küçük şeyler de olsa; mutlu olabilmeyi becerebiliyor
muyuz aslında?’
Mucizelerle mi dolu, yoksa hiç mucize yok mu bu hayatta?’
Ne düşünerek ? Nasıl yaşanmalı ? Bu hayat…

Benim cevabımsa; Hayat gidiyorsa iniş ve çıkışlarla,  mücadele eden,
elbette ki kazanıyor sonunda… Mucizeler illa ki var bu yaşamda…

“Başarmak zordur, kolaya kaçarsan sonuç basitleşir. Unutma ! Yokuş
aşağı inmek kolaydır, ama manzara en tepeden seyredilir”

Hepinize harika bir pazar günü diliyorum benim sevgili dostlarım 🙂

Sevgilerimle ..

Binnaz ablanız 🙂

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

2 Yorum
    1. Cok duygulandim.Benzer olaylari bende yasadim hayatimda..Binnaz hanima anne demenizden algiladim onu benim kadar yakin buldugunuzu.Allah guzellikler versin ,buyuk mutluluklar yasatsin size Ve Binnaz ablacim sana..

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.