Binnaz Abla ile Pazar Kahvesi – Kurban Bayramınız Mübarek Olsun!

fal-ad1

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım;

Eniştemin amcasının oğlu Çetin Bey vasıtasıyla tanıştım Kızılay Aş Evi ile…

1994 yılının 13 Kasımında babam vefat edince hayrına yemek vermek istedim,
Bunun için en uygun yerin Kızılay Aş Evi olduğunu söyledi Çetin Bey.
Çetin Bey ve eşi Özden’in  sayesinde gördüm oraları…
Onlar da hayır yapmak isteyince oraya gidiyorlarmış…

Ankara’da Kızılay Aş Evi Ulucanlar’da…
Yine Ankara’nın soğuk bir Kasım günüydü, oraya gittiğimiz ilk gün…
Güneşli fakat soğuktu…

Ayağında ayakkabısı, sırtında paltosu olmayan,
Çoluk çocuk yollarda koşturuyordu…
Genç, yaşlı, kadın, erkek bir çok kimsesiz ve evsiz,
Sıcak bir tas çorba ve bir dilim ekmek için sırada bekliyorlardı…

Müdür Bey bizi çok iyi karşıladı… Mutfaklarını gezdirdi…
İlk defa o kadar büyük yemek kazanları görüyordum…
Tertemizdi, ahçılar da bembeyaz önlükler giymişlerdi…
Çok beğendim…
Babamın yemeğini burada vermeğe karar verdim…

Artık annemin ve babamın hayrına yemek dağıtacağım zaman oraya gidiyorum,
Orada kayıtlı yüzlerce fakir ve kimsesiz var…
Her gün kartlarını gösterip sırayla yemeklerini alıyorlar…

Kurban bayramlarında orada kurban pazarı da kuruluyor,
Bayramdan önce kurulan koyun pazarına ailece gidip kurbanımızı seçiyoruz…

Koyunların hep bir ağızdan meeee diye bağırması ve o sevimli yüzleri çok hoşuma gidiyor…
Seçtiğimiz koyunumuza kurdelesini takıp işeretimizi koyuyoruz,
Oğlum Sertaç o güzel koyunlara hiç kıyamıyor, her seferinde çok üzülüyor…

Bayramın ilk günü erkenden kalkar aş evine gideriz,
Koyunların sesi ta uzaktan duyulmaya başlar,
Erkekler namazdan çıkar çıkmaz koyunlar kesimhaneye gelir,
Tekbir sesleri, koyunların sesine karışır,
Ve herkes sırayla payına düşen eti alır ve telaşla evine koşar…

Benim çocukluğumda babam, bir hafta önceden alırdı kurbanlık koyunumuzu 🙂
Bağımızda sağlam bir yere bağlar bir hafta boyunca beslerdik,
Gece sesini duyamazsam hemen kalkar penceren bakardım,
Yerinde duruyorsa sevinerek yine yatar uyurdum…

Herkesin koyunları “mee… mee…” bağların arasından sanki haberleşirlerdi…
Bayramın ilk günü sokaklarda kasaplar dolaşırdı,
Elleri çok çabuk olurdu,
İşlerini hemen yapar başka komşuya geçerlerdi,
Parçalara ayrılmış etleri tepsilerle fakirlere dağıtırdık,
Büyüklerin işi olduğu için bu görev çocuklarındı…

Bayramlık giysiler dikilir, bayramlık ayakkabılar alınırdı…
Giysilerimi sandalyenin üstüne koyar,
Rugan ayyakkabılarımı kucaklar yatardım…
O zamanlar jüponlar vardı,
Kızlar elbiselerinin altına giyer etekleri kabarık kabarık dururdu…

Bayramların en büyük özelliği küslerin barışmasıydı..
Babam küslüğü hiç sevmezdi..
Bağ komşumuzu “-kardeşler arasında küslük olmaz-” diye barıştırmıştı…
Bayram harçlıklarımızı alır doğru bakkallara koşardık…
Bayram boyunca herkes birbiri ile kucaklaşır,
Büyükler ve çocuklar sevindirilirdi…

O gün, bu gün bayramlar her zaman güzel…
Yine küsler barışsın, yine çocuklar ve büyükler sevinsin,
Yine bu güzel adetler sürsün… 🙂

Hepinizin Kurban Bayramını kutluyor,
Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum…

Binnaz ablanız  🙂

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.