Aradığımı Facebook’da Buldum:))

fal-ad1

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Binnazabla.com Danimarka’ya yarışmaya gidince arka arkaya bir çok sürpriz gelişmeler oldu. Kopenhag’daki yarışmayı geçen hafta yazmıştım sizlere. Bu hafta Berlin ve Frankfurt var sırada.

unnamed (2)25 yıldır görüşemediğimiz akrabalarımız vardı Frankfurt’ta. Aradan geçen zaman nedeniyle irtibatımız kesilmiş birbirimizi aramış ama bulamamıştık. Facebook hesapları var mı acaba diye ararken bulmuş oğlum Sertaç Taşdelen onları. Kalabalık bir aile olmalarına rağmen hiç birinin facebook hesabı yokmuş, fakat annelerine yeni bir hesap açmışlar. Kısmet olacak ya işte 🙂 Ararken karşımıza çıktı anneleri Havva.. Danimarka’da olduğumuzu yazdık, sonra telefonla aradık. Israrla davet ettiler bizi. Biz de zaten dünden razıydık onları görmeye 🙂 24 Kasımda buluşmak üzere sözleştik. 24 Kasıma daha 4 gün vardı. Berlin’i görmeyi çok istiyorduk. Kopenhag’da işimiz bitince 4 günümüzü Berlin’de geçirmeye karar verdik.

unnamedSeyrettiğim, Berlin’i konu almış 2.dünya savaşları ile ilgili filmlerden olsa gerek çok merak ediyordum Berlin’i. En çok da Berlin’i doğu ve batı olarak ikiye bölen duvarı. Berlin’de önce Berlin duvarını gezdik. Yaşanan onca olaylar, müzelerde sergilenen resimler, yeniden bir film izliyor gibiydim, ama bu sefer ben de vardım bu filmin içinde. Sanki o günleri yaşıyor, siren seslerini duyuyordum. Sokaklarda yaşanan kanlı savaşları, savaşan askerleri, her yerin karla kaplı olduğu soğuk kış günlerini.. Kocaman meydanlar, taş duvarlı binalar, dümdüz caddeler, bana hep o filmleri hatırlattı. Ama şimdi Berlin duvarı, özgürlüğün ve barışın sembolu olarak kalmış, artık yıkılan Berlin duvarı böyle rengarenk. Gezdiğimiz gün hava çok soğuktu ama biz böyle tedbirliydik:)

unnamed (5)Şehrin içinden geçen Spree nehri üzerinde çok güzel köprüler var. Dikkatimi köprülerin üzerine takılan kilitler çekti. Sevgililer aşkları ölümsüz olsun, sevdiğinden ayrılmasın diye asmışlar bu kilitleri. Köprülerin üstü dilek ağacı gibi renk renk kilitlerle dolu.

Gezilecek ve görülecek çok görkemli yerleri de var. Berlin Katedrali inanılmaz güzeldi. Bahçesi kartpostalları andıran bir görüntü içindeydi. 4 günde gezmediğimiz yer, basmadığımız kaldırım taşı kalmadı diyebilirim 🙂 Kurfürstandamm caddesi İstanbul’daki Bağdat caddesini andırıyordu. Frederich caddesi Türk dönercilerinin istilasına uğramış çok hareketli ve canlı bir caddeydi. Saraylar, kiliseler, parklar, 18 Mart meydanındaki Paris kapısı ( Brandenburg Kapısı) ise Berlin’in ana sembollerinden biri olmuş uğruna bir çok savaşlar yapılmış gerçekten çok görkemli bir kapıydı.Tabi hızlı çekilmiş bir film gibi gezdik her yeri daha göremediğimiz çok yeri kaldı 🙂

unnamed (1)Frankfurt’a giderken trenle seyahat etmeyi tercih ettik. Hızlı trenlerin 3.5 saatte gidiyor olması bize cazip geldi, hem de etrafı görebilirdik. Yol boyunca ne denli dev sanayisi olduğuna, ne kadar büyük fabrikaların olduğuna hayret ettik..

Mercedes-Benz 1926 yılında Karl Benz’in şirketi ile Daimler Motoren’in birleşmesi ile kurulmuş, her yerde Mercedes marka arabaları görmek mümkün, yollarda gezinen taksiler bile Mercedesti. Berlin Frankfurt arasında olan Volkswagen fabrikasının uzunluğuna ve büyüklüğüne hayret ettim, daha önce hiç bu kadar büyük bir fabrika görmemiştim. Volkswagen ‘halkın arabası’ anlamına geliyormuş. Audi, Porsche, Bentley, Lamborgini, dünyaca ünlü arabalar burada üretiliyormuş. İlaç ve kimyasal üretimi yapan fabrikalar da çok büyüktü. Dünya markası böyle olunuyor demek ki diye düşündüm.

3.5 saatin nasıl geçtiğini anlayamadan tren istasyonuna geldik. Akrabalarımız Wiesbaden denilen yakın bir yerde oturuyorlar trenle aktarma yapıp çay saatine yetiştik. Tabi birbirimizi görünce ayırabilene aşk olsun. 25 yılın hasretiyle sarılıp sarılıp öpüştük.

unnamed (4)Havva Hanımın 3 çocuğu da büyümüş, hepsi evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış. Hepsi üniversiteyi bitirip çok iyi yerlere gelmişler. Kızı Nimet’in 3 kızı olmuş. Almanca İngilizce ve Türkçeyi su gibi konuşuyorlar. Almanya’da Türk olmanın zorluklarını yaşayarak bugünlere ulaşmış olmalarını, verdikleri mücadeleyi gerçekten çok takdir ettim.

Havva Hanım Binnazabla.com geliyor diye tüm komşularına haber vermiş. Hepsi sırayla ziyarete geldiler. Singapur’dan oğlumun arkadaşı olan Ebru artık Frankfurt’ta çalışıyor, bu kadar yakındayken o da akşam yemeğine geldi. Yemekler yendi kahveler içildi fincanlar kapatıldı, fallar bakıldı. Geç saatlere kadar bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık. Wiesbaden de çok güzel bir yer. Bir köprüyle Mainz’a bağlanıyor, doğal şifalı termal suyu var, açıkta akıyor, Kiliseleri, meydanları, parkları, üzüm bağları ile çok ünlü bir yer. Her yer çok güzel, bu güzellikler içinde geçen 25 yıl, anılar, geçen zaman,karışık duygularla yaşandı .

Sayılı günler çabuk geçermiş.

Bu güzelliklere ve akrabalarımıza doyamadan günler su gibi aktı.

İşte yine evime geldim. Ne demişler evim evim güzel evim :)))

Hepinize sağlıklı, mutlu, güzel bir pazar günü dilerim benim sevgili kahve dostlarım

Sevgilerimle

Binnaz ablanız 🙂

fal-ad1
Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.