Gökyüzünde Kuş Olmak

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Gökyüzünün alabildiğince büyük boşluğunda, mini minnacık bedenleriyle bu kadar uzun mesafeleri nasıl uçarlar bu kuşlar?

Kendi bedenlerinden başka hiçbir korunmaya, teknik donanıma, ve güvenliğe sahip olmayan bu minik bedenleriyle göçlerini nasıl gerçekleştirirler? Göç olayı; yön bulma, gıda depolama, uzun süre mola vermeden uçabilme gibi beceriler gerektirirken nasıl dayanırlar?

Bilindiği gibi göçmen kuşlar aynı yerden göçe başlamazlar çünkü her biri aynı yerde bulunmazlar. Çoğu tür, önce belli bir yerde toplanır, sonra hep birlikte göçe başlarlar. Bu kadar planlı bu olayı nasıl gerçekleştirdikleri saati, vakti nasıl ayarladıkları hala bilimadamlarını şaşırtmayor.

göçBenim kuşlarımın vakitleri hiç şaşmaz. Her gün aynı saatte yüzlerce kuş buluşup bu kadar uyum içinde, sabah aydınlığında gittikleri yerlerden geri dönerler. Yolda kaybolmadan, vaz geçmeden, aynı çatılara konup tünerler. Her yerde Allah’ın tarifsiz düzeni, kusursuz ahengi beni inanılmaz etkiler.

Bir kuş olmak, özgürce uçmak, yağmurda ıslanıp bir çınarın dalına sığınmak isterim Dünya kanatlarımın altında olsun, istediğim ağaçlar evim, doğan her yeni güneşle süzülmek isterim. Bir kuşun gözünden yaşam nasıl görünüyor merak ederim. Şehirlerin, akarsuların, tarlaların, okyanuslarının üzerinden uçmak isterim.

Gökyüzünde Kuş OlmakYıllarca Ankara’da cadde üzerinde bir eczanede eczacılık yaptım. Ancak eczanemin önündeki büyük ağacın dallarına, kaldırıma, eczanenin duvarına konan kuşları izleyebiliyordum. Onları seyredip, seviyordum. Ama artık öyle değil. İstanbul’a geldiğimden beri onları 16. kattan izliyorum. Pencereme konuyor, tam önümden uçuyorlar. Balkon kapısını açık görürlerse içeri giriyorlar. Onların sabah çok erken saatte uyandıklarını duyuyorum. Pencereyi açıp bakıyorum. Hep beraber uçarak bir yerlere gidiyorlar. Akşam güneş ufka yaklaşıp, batmaya hazırlanırken gittikleri yerlerden dönüyorlar. Karşı çatıların üstüne konup, sanki hep birlikte günün yorgunluğunu çıkarıyorlar.

İstanbul’u gezerken, kuşları besleyerek zamanı durdurabilir, vapur seslerine karışan martı çığlıkları ile bambaşka dünyalara gidebilirsiniz. Hele güvercinler meydanların güzel süsü, camilerin eşsiz misafirleri güvercinler. Cami avlularında parklarda güvercinler alışmışlar artık insanlara hiç kaçmıyorlar. Bol bol poz veriyorlar.

Kuşların göç ederken dinlenmek ve beslenmek için kullandıkları alanların sayısı hızla azalıyor. Ormansızlaştırmadan, maden çıkarımına, kentleşmenin yaban hayatının yoğun olduğu alanlara kaymasından, bilinçsiz ıslah çalışmalarına kadar birçok alanda meydana gelen değişiklikler ilk olarak göçmen kuşları etkiliyor. Sağlıklı bir ekosistemin en önemli göstergeleri arasında yer alan kuşların, korunması çok önemlidir Ancak hızla artan nüfus ve bunu karşılamak için artan üretim, biyolojik çeşitlilik bakımdan değerli bir çok alanın hızla yok olmasına sebep olmaktadır. Kuşlar göç ederken bir sonra ki dinlenecekleri alana kadar yetecek miktarda beslenirler. Eğer o alan yok olmuşsa kuşlarında yaşamak için pek fazla şansı olmayacaktır.

Bu bilince sahip çıkmalı, tüm canlıları korumalı, onlara huzurlu bir ortam yaratmalıyız.

Hepinize güzel bir pazar günü diliyorum benim sevgili kahve dostlarım.

Sevgilerimle,

Binnaz ablanız…

Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>