Çatlak Kova

Merhabalar Sevgili Kahve Dostlarım !!!

Çatlak KovaUzak diyarların birinde yaşayan bir adam, her gün yakınlarında bulunan bir dereden evine su taşırmış. İki elinde iki kova, bu uzak yolu yürüyerek gider gelirmiş. Ama kovalardan biri çatlak olduğu için suyu tam olarak taşıyamaz, suyun yarısı yola dökülürmüş. Zaman böyle geçip gidiyormuş. Sağlam kova, eve suyu tam ve eksiksiz getirmenin gururu ile pek sevinçliymiş. Çatlağı olan kova ise çok mahçup oluyor, eve ancak suyun yarısını getiriyor olmasından üzüntü duyuyormuş.

Bu çatlağı olan kova, bir gün dere kenarında, üzerine düşen görevi tam yapamadığı düşüncesiyle adama seslenmiş;

– “Kendimden utanıyorum, şu çatlak nedeni ile, sular evine gidinceye kadar sızıp gidiyor, suyu evine tam olarak taşıyamıyorum” demiş.

Adam kovaya;

– “Hiç üzülme ben başından beri senin kusurunu biliyordum. Senin tarafındaki yola çiçek tohumları ektim, görmedin mi? Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. Kusursuz zannettiğin kovanın tarafında ise hiç çiçek yok. Oysa sen her gün o yolda ben su taşırken, çiçeklerimi suladın. Ben de o güzel çiçeklerle evimi, masamı süsledim. Sen kusursuz olsaydın, su sızdırmasaydın evime böyle güzellik ve zerafet veremeyecektim” diye cevap vermiş.

Bu kıssadan hisse küçük hikayeyi daha yeni okudum. Eczacı arkadaşım Mehmet kendi sayfasında yayınlamış. Öyle değil midir? Her birimizin kendine has kusurları vardır. Hepimiz biraz su sızdırmıyor muyuz aslında? Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar, hayatımızı ilginç yapan, mükafatlandıran, renklendiren özelliklerimizdir. Etrafımızdaki her kişiyi olduğu gibi kabul edip, dışlarındaki kusurları ile değil, içlerindeki güzellikleri ile görmeliyiz.

Çağımız gereği, günümüzde saatleri, dakikaları ve saniyeleri ölçen, bölen, mümkün olduğu kadar çok şeyi, az bir zamana sıkıştırmaya çalışan, iş sonrası toplantıdan önce bir “yoga dersi” sıkıştırmaya çalışan bir toplum olduk. “Zaman” ne kadar çok ölçülse, bölünse, yönetilse ve düzenlense de “zaman” o kadar az ve o kadar zor bulunur oldu. İnsanların artık bir komşunun musluğunu tamir etmeye, bakkalla sohbet etmeye ve hatta bakkala gitmeye bile vakitleri kalmadı.

Oysa dünya dönmeye devam ediyor. Ajanda listesinden çıkıp şöyle bir an dursak, mahallemizde ne kadar çok zaman olduğunu görürüz. Toplu taşıma araçlarında daha düşünceli ve nazik olur, yolda yanlışlıkla çarptığımız kişilerden özür diler, gülümser bugüne kadar ” boşa gitmiş” damlalarla milyonlarca kişiyi yeşertebiliriz.

Çatlak kovaları kırın içlerindeki suyu, ağaçlara, kuşlara, çiçeklere dökün. susuz kalan tüm yürekleri besleyin…

Her gün yataktan kalkmak için önemli bir sebebimiz, sulama görevimiz olsun. Bu bizi daha güçlü yapacak ve ileriye taşıyacaktır.

Toprak sulandıkça bu kadar güzel kokması ondandır belki de.

Hepinize sevgi dolu, güzel, serin bir yaz günü diliyorum, benim sevgili kahve dostlarım…

Sevgilerimle,

Binnaz ablanız…

Binnaz Abla

Binnaz Abla

Dubaiden Singapura kadar çok geniş bir takipçi kitlesine sahip. Sahip olduğu üstün iletişim becerisi, güçlü sezgileri ve yaşam tecrübesi ile 40 yıllı aşkın bir yorumculuk geçmişine sahip. Sahip olduğu pozitif enerjiyi, olağan üstü sezgileri ile birleştirerek takipçilerine ışık oluyor

Henüz yorum yapılmamış

Yorum Yapın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz. HTML <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>